İçeriğe geç

Peki, bunun için yapılması gerekenler nelerdir? Öncelikle atalarımızdan tevarüs ettiğimiz, yetiştiğimiz kültür ortamıyla elde ettiğimiz ve Allah (celle celâluhu) tarafından tabiatımıza mal edilen bu değerler bir emanet olarak alınmalı, “Aman ha bu değerleri kaybetmeyelim!” düşüncesiyle sık sık zemin yoklaması yapılmalıdır. Onları daha sağlam bir zemine oturtma adına, statik sürekli kontrol edilmeli, “Acaba bu düşünce zemininde bir çatlama, bir kırılma var mı? Varsa onlara karşı ne yapmamız gerekir?” şeklinde arayışlarla iman esaslarını sürekli tahkim (sağlamlaştırma) peşinde koşulmalıdır.

Bizler çoğumuz itibarıyla Müslüman bir anne-babadan dün­yaya gelmiş, Müslümanlığın yaşandığı, minarelerinde gü­rül gürül Ezan-ı Muhammedî’nin okunduğu, yine camile­rinde gürül gürül Kur’ân-ı Kerim’in tilâvet edildiği, vaaz u nasihatlerin yapıldığı bir ortamda neş’et etmişiz. Böylelikle bütün bu hakikatleri nazarî plânda elde etme imkânını Allah (celle celâluhu) bizlere bahşetmiş. O hâlde bizim dûnhimmetlik etmememiz, bu önemli kazanımları ilk hâliyle bırakmamamız, daha ileriye taşıma adına sürekli ceht ve gayret içinde olmamız gerekir. Aksi tutum ve davranış ise o emanetlere karşı nankörlük ve saygısızlık demektir.

Evet Cenâb-ı Hak (celle celâluhu), bütün bunların naza­rî­sini lütfetmiş ve onun amelîsini hâsıl etmeyi bizim iradelerimize emanet etmişse, bizim de bu mevzuda ceht ve gayretlerimizle o emanetlerin peşinde koşmamız gerekir.

Tahkike Giden Yol ve Yakîn Mertebeleri

Taklitten tahkike giden bu yolda “ilme’l-yakîn, ayne’l-ya­kîn, hakka’l-yakîn” kavramları bir projektör vazifesi görebilir.

143