İçeriğe geç

Hadis-i şerifte hataların mahvedilmesinden bahsedilerek يَمْحُو اللّٰهُ“Hataları siler temizler.” deniliyor. Burada “mahv” yazılmış bir şeyin silinmesi demektir. Öyle ise, hata bir nüve hâlinde tabiat-ı beşerde var. İnsan bu nüveyi ya nemalandırır veya gelişmesine fırsat vermez. Allah Resûlü’nün tavsiye ettiği hususların yapılmasıyla Cenâb-ı Hak, bu hataları silip süpürür ve kabiliyet-i şerri de kabiliyet-i hayra çevirir.

يَمْحُو اللّٰهُ مَا يَشَۤاءُ وَيُثْبِتُ وَعِنْدَهُۤ أُمُّ الْكِتَابِ âyetinde de bu hakikate işaret edilir. Âyet şöyle demektedir: “Allah dilediğini silip iptal eder, (dilediğini de) isbat edip sabit bırakır. Bütün kitapların aslı O’nun yanındadır.”337

Demek oluyor ki, hata istidat olarak insan tabiatından ayrılmayan bir araz ve her insan için çok önemli bir husus… Öyle ise, onun temizlenmesi ve silinmesi de mutlaka herkesi ilgilendirecektir.

Her insan hata işleyebilir, hatta hayatını inhiraflar içinde sürdürebilir. Ancak bu hataların silinerek yerlerine âli derecelerin kaydedilmesi de, her zaman ve herkes için mümkündür. İşte böyle bir bahtiyarlığa mazhar olma yollarından biri de, her şeye rağmen, bütün sıkıntılara katlanarak abdest almaktır.. ikinci olarak ciddî bir arzu ve iştiyakla sürekli mescitlere koşmak, sonra da âdeta kalbi mescide asılı kalmak ve hayatımın diğer parçalarına da nur saçayım diye, yine mescide gelmek niyetiyle mescidden ayrılmak.. ve üçüncü olarak, namazdan sonra başka bir namazı intizar etmek. Bunlar, hem hataları siler, götürür hem de insanı, derece derece arş-ı kemalâta urûc ettirir.

Ribat

Allah Resûlü, bu amelleri “Ribat” olarak takdim buyurmuş ve bu kelimeyi üç defa tekrarlamıştır.

327