İçeriğe geç

“Zalimler yakın bir gelecekte nasıl bir değişimle devrilip gideceklerini görüp bileceklerdir.”7

“Ahâlisi ıslahçı ve hukuka riâyetkâr olduğu sürece senin Rabbin o beldeleri helâk edecek değildir.”8

“Biz ahâlisi kendini zulme salmış karyelerden başkasını helâk etmeyiz.”9 gibi bir hayli âyât-ı beyyinât dahi adaletin zıddı olan zulmün çirkinliğini ve zalimlerin sû-i âkıbetini hatırlatmaktadır.

Bu itibarla denebilir ki, bir milletin beka ve devamı için sadece dinî ve millî hislerin canlı olması yeterli değildir. Dinî hayatın ve millî heyecanın yanında adalet ve hakkaniyet duygusunun yürekten duyulup yaşanmasına da ihtiyaç vardır. Bu husus şimdiye kadar gelmiş geçmiş milletlerin hayatında değişmeyen bir esas olduğu gibi bundan sonra da her gün biraz daha artan önemiyle hep devam edecektir.

253