İçeriğe geç

Maalesef günümüzde konuyla ilgili öyle gayr-i ciddi yaklaşımlar görülmektedir ki, bazıları tesettür gibi açıktan açığa değişik sûrelerde emredilen141 ve aynı zamanda sahabe ve tabiîn büyükleri tarafından da meselenin teferruatı ve uygulaması ortaya konulan hususların bile Kur’ân-ı Kerim’de yer almadığını iddia ederek inkâr edebiliyorlar. Biz bugüne kadar selef-i salihînin üzerinde icma ettiği bu gibi meseleleri inkâr edenler için tedbir ve temkinimizden dolayı dilimizi tutup bir şey söylemesek de, hakkında sarih âyet bulunan bu gibi hususların inkâr edilmesinin hükmü bellidir.

O hâlde ferdî, ailevî, içtimaî, iktisadî, siyasî ve idarî problemler karşısında bir içtihatta bulunulacaksa, öncelikle Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Sahiha çok iyi bilinmeli, selef-i salihînin mevzuyla alâkalı safiyane içtihat ve mütalâaları gözden geçirilmelidir. Daha sonra ele alınan meseleyle ilgili aslî kaynaklarda bir nazîrin olup olmadığı araştırılmalı, akabinde de zaman ve şartlar göz önünde bulundurularak üzerinde durulan problemle ilgili bir çözüm ortaya konmalıdır.

167