İçeriğe geç

Fakat bazen gerekli bütün tedbirlerin alınmasına, evlilikle ilgili akla, mantığa ve muhakemeye ait herhangi bir boşluk bırakılmamasına rağmen, yine de eşler arasında geçim sağlanamayabilir ya da zaman içerisinde çok ciddi geçimsizlikler ortaya çıkabilir. Şeytan insî-cinnî yardımcılarıyla bu durumu değerlendirip belli dürtülerle karı ve kocayı birbirine karşı sürekli fitler. Bütün bunların neticesinde, zâhirî şartlar açısından o evliliğin artık sürdürülemeyeceği kanaati oluşabilir. İşte eşlerin birbirini idare edebilme adına ümidin kalmadığı, huzur atmosferinin bir türlü oluşturulamadığı böyle bir evlilikte son çare olarak boşanma düşünülebilir.

Kur’ân-ı Kerim böyle hassas bir sürece giren eşlerin nasıl hareket etmeleri gerektiğini anlatma sadedinde bu konuya sayfalar ayırmıştır. Hatta bir sûre, Talak Sûresi olarak isimlendirilmiştir. İnsanlığın İftihar Tablosu da (aleyhi ekmelü’t-tehâyâ) sünnet-i seniyyeleriyle Kur’ân’ın bu mevzudaki hükümlerini tafsil ve tebyin etmiştir. Sahabe-i kiram ve daha sonraki fukaha-i izâm da konuyla ilgili kafa yormuş, farklı içtihat ve istinbatlarda bulunmuşlardır. Eğer talak üzerinde bu kadar hassasiyetle duruluyorsa demek ki o basit bir mesele değildir ve çaresiz kalındığında bir tercih unsuru olarak onun da, göz önünde bulundurulması gereken yerler vardır. Bu itibarla evliliği sürdürme adına yapılabilecek her şey yapıldıktan, her türlü çareye başvurulduktan sonra, o yuvada hâlâ evliliği sürdürme adına bir ümit ışığı görülmüyorsa, hak ve hukuk çerçevesi içinde, hissîlik ve nefsanîlikten uzak bir hâlde, akıl, mantık, muhakeme ve vicdanın rehberliği altında boşanmanın düşünülmesi de söz konusu olabilir.

59 Nahl sûresi, 16/63.

60 A’râf sûresi, 7/20.

61 Lokman sûresi, 31/33.

62 Bkz.: Nâs sûresi, 114/4.

63 Bkz.: Bediüzzaman, Lem’alar s.103 (On üçüncü Lem’a).

64 Bkz.: Yûsuf sûresi, 12/53.

90