İçeriğe geç

Öte yandan boşanmaya doğru giden bir sürece girmemek için daha baştan evliliğin akıl ve mantık blokajı üzerine oturtulması gerekir. Zira evliliğin hissîliğe tahammülü yoktur. Hissî temayüllerin yanında mutlaka mantığın da son kertesine kadar çalıştırılması icap eder. Evet, sadece eda, endam ve melâhat-i veçhiyeye bağlı tahakkuk ettirilen evliliklerin huzurlu bir şekilde uzun soluklu devam edebilmesi çok zordur. Çünkü bunların kaybolduğu bir dönemde evlilik hayatı da yıkılıp gidecektir. Dolayısıyla hisler nazar-ı itibara alınıp saygıyla karşılansa da, akıl, mantık ve muhakeme katiyen ihmale uğratılmamalı, evlilik öncesinde ciddi düşünülüp taşınılmalıdır. Hatta evlenmeyi düşünen bir insan sadece kendi düşünceleriyle iktifa etmemeli, mutlaka çevresindeki ehil insanların mülâhaza ve görüşlerine de müracaat etmelidir. Bu arada şunu da ifade edeyim ki, milletimizin geleneklerine yerleşmiş nişanlılık dönemi de ihmal edilmemeli, bu süreçte tarafların arasında imtizaç ve uyum olup olmadığı meşru dairede anlaşılmaya çalışılmalıdır.

Ayrıca evlendikten sonraki dönemde dinin, ailenin muhafazası adına ortaya koyduğu hükümlere sımsıkı sarılmalı, aile mahremiyeti ve aile sırlarını korumada âzamî hassasiyet gösterilmelidir. Bu yapılabildiği takdirde şeytanın avenesi ve şeytanlaşmış insanlar, yuvanın içine nüfuz edip onu içten içe tahrip etme fırsatı bulamayacaktır. Bu şekilde koruyucu ve önleyici maddî-mânevî tedbirler almanın yanı başında, dualarla mânevî bir kalkan edinerek sürekli ilâhî himayeye sığınma da mutlu bir yuvanın devamı adına çok önemlidir.

89