Görüldüğü üzere burada, kâmil mü’min olmanın bir şartı olarak da komşulara iyilikte bulunma gösterilmektedir. Hadis-i şerifte üzerinde durulması gereken ayrı bir husus da şudur: Esasında, Allah’a iman meselesi, diğer iman esaslarını da tazammun etmektedir, dolayısıyla ahirete imanı da içine almaktadır. Fakat burada betahsis ahirete iman mevzuu zikredilmiştir. Çünkü yapılan hayr u hasenatın insana geriye dönüşü orada olacaktır. Burada yapılan her bir iyilik, ahirette katlanarak insana geriye dönecektir. İşte yapılan iyiliklerin aktığı bir havuz olması ve ekilen tohumların semere vermesi itibarıyla hadis-i şerifte ayrıca ahirete iman mevzuuna dikkat çekilmiştir.
Ebedî Mutluluğun Anahtarını Sunan Hayırlı Komşular
Öte yandan Allah Resûlü (aleyhi efdalu’t-tahiyyât ve ekmelü’t-teslîmât) komşusu aç olduğu hâlde tok olarak geceleyen kimsenin hakiki mü’min olamayacağı119 ve komşusunun, zararlarından emin olmadığı kimsenin de Cennet’e giremeyeceği120 ihtar ve ikazında bulunmuştur.
Komşuluk hakkı, Kur’ân ve Sünnet’te bu kadar çok nazara veriliyorsa, demek ki o, çok önemli bir meseledir. Bu itibarla, bir Müslüman uzak yakın bütün komşularını civanmertlikle kucaklamalıdır. Evet, Allah’a inanmış bir gönül, sahip olduğu bütün güzellikleri komşularıyla paylaşmasını bilir. Zira bu, Müslüman ahlâkının bir gereğidir.