İçeriğe geç

Aslında yaşadığımız sıkıntıların sarsıntı emareleri hayal ufkumuza çarptığı, tasavvur ve taakkullerimizi hırpaladığı esnada, Hz. Pîr’in kalbine ilka buyurulan tecellîler bizim kalbimize de gelebilir. Bilhassa iman-ı kâmil ve ihlâs-ı etemm peşinde koşan ve her zaman Allah’la sağlam bir irtibat gayreti içinde bulunan bir insan, daha çok bu türlü tecellîlere mazhar olabilir. Fakat çoğumuz içimizin sesini dinlemediğimiz veya aklımıza gelen bu tür mevâridi her insanın aklına gelen sıradan şeyler gibi algılayarak önemsemediğimizden dolayı bu türlü tecelliyatı görmezden gelebiliyoruz. Büyük zatlar ise kendilerine gelen değişik tecellî dalga boyundaki mevâridin başıboş ve sıradan olmadığını görmüş, “Bunların mutlaka bir mânâsı ve bir hikmeti vardır.” diyerek onları önemli birer ihtar ve ikaz kabul etmişlerdir. İşte Hazreti Pîr de kalbine ilka buyurulan o cevheri çok kıymetli bularak hemen o mevzua yoğunlaşmış ve günde beş yüz defa hasbiye çekmeye başlamıştır.

Hz. Pîr, günde beş yüz defa bu âyeti okuduysa, demek ki o meseleyi derinden derine duyma adına tekrarın kendine göre bir kerameti vardır. O hâlde, biz de, düşmanların şerrinden muhafaza adına Allah’ın havl ve kuvvetine iltica ederek, himmetimizi âli tutup günde beş yüz, belki bin defa حَسْبِيَ اللّٰهُ۬ لَۤا إِلٰهَ إِلَّا هُوَۘ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ demeliyiz. Bu hedefi gerçekleştirme adına şöyle bir usûl de takip edebiliriz: Nasıl ki, Tefriciye Duası’nı, Âyete’l-Kürsî’yi, Nasr, Fetih ve İnşirah Sûresi gibi sûreleri iştirak-ı a’mal-i uhreviye esprisini tahakkuk ettirme adına, aramızda bölüştürerek okuyoruz; aynı şekilde hasbiye duasını da aramızda paylaşarak okuyabiliriz. Mesela on arkadaş aramızda bölüşerek yüzer hasbiye okuduğumuzda, her birimizin amel defterine bin “hasbiyallah” akacaktır.

Muvaffakiyetler Karşısında da “Hasbiyallah”

6