İçeriğe geç

Tabiî ki, o mantıkî derinliğin ötesinde Cenâb-ı Hakk’ın sevk-i sübhânîsi ve gönülleri bu hayırlı işlere yönlendirmesi vardı. Yani, Allah birine önemli bir hususu düşündürüyor; aynı meseleyi bir başkasının kalbine de düşürüyor; o iki kişiyi yeni tanıyan bir insanın zihnini de o düşünceyle dolduruyor. Bunlar birbirini tanıyınca, hepsinin kalbine sıcak gelen o mesele, aralarında ortak bir payda hâline geliyor. Dolayısıyla, o mesele bir mânâda hiçbiri için yeni değil; fakat, hepsi birbirinden kuvvet bularak o işe iyice sarılıyor. Şayet, gönüllerine düşen o kor, bir eğitim müessesesinin açılmasıyla ilgili ise, hepsi himmetini ortaya koyuyor ve beraberce o müesseseyi açıyorlar. Öyle ki, zamanla bu salih amelin tiryakisi oluyor; infak etmenin ve Allah yolunda malının bir kısmını vermenin bağımlısı hâline geliyorlar. Hele, kendileri bir vermişse, Cenâb-ı Hakk’ın onlara on lütfettiğini görünce bütün bütün cömertleşiyorlar.

Cömertlik Abideleri

105