İçeriğe geç

Bir kitapta okuduğuma göre, bir grup insan, çağımızın önemli bir simasıyla konuşurken, Marmara Kahvehanesi’ndeki insanların akşama kadar onlarca devlet yıkıp yerine ütopyalar inşa ettikleri gibi, milletin kurtuluşundan, nizamdan ve siyasetle alâkalı değişik mevzulardan bahsediyorlar. Bir müddet onları dinleyen o muzdarip insan, sonunda dayanamıyor ve söz istiyor: “Efendiler, efendiler! Çok güzel şeyler söylediniz, mühim meseleleri şerh ettiniz. Fakat, Allah aşkına, davam adına benim yapmam gerekli olan şey nedir, bana onu söyleyin!” diyor. Aslında, O’nun bu sözü ve çıkışı mefkure insanları için güzel bir ölçüdür. Şayet, siz Allah rızası hedefine kilitlenmiş bir insansanız her anınızı o istikamette değerlendirmelisiniz. Yanınıza gelen biri, “aldık, açtık, yaptık” deyince, üslûbunca “Arkadaş, senin şu bahsettiklerin i’lâ-yı kelimetullah yolunda ve Allah’ın rızasını kazanma uğrunda ne ifade ediyor? Şu anlattığın şeyler, ne ölçüde i’lâ-yı kelimetullah’a vesile olacak, kaç yerde ruh-u revân-ı Muhammedî’nin şehbal açmasını sağlayacak ve bizi Allah’ın hoşnutluğuna ne kadar yaklaştıracak?” demeli ve vazifenizle alâkalı olmayan laflara karşı tamamen kapanmalısınız.

Gıybete Karşı Tavır

134