İçeriğe geç

İlmin ve ilim talibinin faziletine dair daha pek çok hadis-i şerif zikretmek mümkündür. Bunlar da göstermektedir ki; İslâm cehalete razı olmamış, bir insanın kendi hâliyle yetinip ilimden daha fazla nasip almak için gayret etmemesini ciddi bir dûn himmetlik saymış ve öğrenip öğretmenin ömür boyu sürdürülmesini emretmiştir. Dolayısıyla, biz bilmediğimiz şeylerin arkasında olmak zorundayız. Kâinatı doğru okuyamamışsak, onun dilini çözüp ifade ettiği hakikatleri mutlaka anlamaya çalışmak; Kur’ân okumayı bilmiyorsak, hemen öğrenme yolları aramak; Kelâm-ı ilâhî’yi anlayamıyorsak, açıklamalı bir meal okumak ya da daha da güzeli, ciddi bir tefsir kitabı mütalâa etmek ve mutlaka bilmemiz gereken şeylerin peşinde olmak mecburiyetindeyiz.

Suizan ve Tecessüs

Fakat ilim talibi olmak ile insanların gizli yanlarını ve kusurlarını araştırmak çok farklı hususlardır. “Bilmediğin şeyin peşine düşme!”5 şeklindeki emr-i ilâhî “tecessüs”ü, yani, insanların gizli hâllerini araştırmayı ve suizanna dayanarak onlar hakkında hüküm vermeyi yasaklamıştır. Bir başka âyet-i kerimede de “Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hâllerini araştırmayın.”6 buyurulmuştur.

128