İşte her insan, Efendimiz’de zirve noktada örneklerini gördüğü bu güzel sıfatların hepsine sahip olmayı isteyebilir. Bu âlî sıfatlara talip olarak diyebilir ki, “Allahım, Sen Efendimiz’den sonra peygamber yaratmazsın. Çünkü hatimeyi çekmiş, ‘bu son’ demiş ve peygamberlik sarayının Sultanını göndermişsin. Fakat ben de, Peygamberimizi üsve-i hasene olarak gönderip O’nunla bize gösterdiğin güzel ahlâkla ahlâklanmak istiyorum; O’ndaki evsâf-ı âliyeye talibim. Beni de öyle sadık eyle, O’nun gibi emin kıl; beni de tebliğ insanı yap, o vazifeyi eda ederken fetanetli hareket etmeye muvaffak eyle. O’na yetişmem mümkün değil ama O’nun ardında yürümeme de bir mâni yok. Peygamberliğe talip değilim, böyle bir talep en başta Sana karşı saygısızlıktır; fakat peygamberâne evsâfa talibim. Bana da o evsâfı nasip et ki, elimi uzattığım her yerde Senin rızanı tahsile muvaffak olayım.”