İçeriğe geç

Bazen ışık görünür. Aradan on sene geçer, yirmi sene geçer, ışık hâlâ göründüğü ufukta durur, bir santim ilerleme kaydetmez. Neden? Çünkü insanların azmi, kasdı, kararlılıkları ve planlarının ciddiyeti, uygulanabilir oluşu şart-ı âdî planında müessir şeylerdir. Eğer bunlarda bir eksiklik ve aksama söz konusu ise, ışık göründüğü yerde görünedurur; fakat siz yürümenize rağmen bir türlü tünelin öbür ucunu bulamazsınız. Bununla beraber, ışığın göründüğünü kabul etmelisiniz. O zaman ya “Ne yapalım! Işık biraz erken görünmüş” ya “Biz ışığa doğru yürürken âhesterevlik ediyoruz” ya da “Atâ-i ilâhî burada ayrı bir cilve ortaya koyacak” diyeceksiniz.

Bu çerçevede bir hususu tekrar hatırlatmak isterim: Bazen dünyanın herhangi bir yerindeki muvaffakiyet, başka yerlerde muvaffakiyete giden yolu tıkayabilir ve sistemi felç edebilir. Cüz’î dairedeki tekevvün “hepten”in önünü kesebilir. Zira o muvaffakiyet başkalarının gıpta damarlarını harekete geçirmiş, haset duygularını kabartmış, düşmanlık yapmalarına zemin hazırlamıştır. Mesele, dininizi anlatma, hakkı başkalarına duyurmadır. Dinimizi anlatma istikametindeki bir başarı, başka bir yerde kendilerine rakip kabul etmeyenlerin harekete geçmesine sebebiyet verebilir. Öyleyse, bir yerde doğum yaptırtıp diğer yerlerde kısırlaşmaya, kısırlaştırmaya sebebiyet vermeyin. Unutmayın, hâmile olan bütün analar doğum yaptığı zaman başkalarının yapacağı bir şey kalmamış demektir.

Herkes Tarafından Sevilme

Soru: Herkes tarafından sevilme Cenâb-ı Hak tarafından sevilmenin de işareti olabilir mi?

78