İçeriğe geç

Fakat o sulardan boğulmadan geçen, öteki vadiyi, öteki kıyıyı kendilerine yurt edinmiş, hâlden sıyrılmış, sahib-i makam olmuş o kadar çok insan var ki. Siz niçin bunlardan birisi olmayasınız?

Çatlayan Rüya

Yıllar önce yazdığım bir yazıda, insanlık adına sadece Allah’ın rıza ve rıdvanını gözeterek yapılan faaliyetlere karşı gösterilen tavırların hâsıl ettiği neticeye “Çatlayan Rüya” demiştim; demiştim ama şimdilerde böyle düşünmediğimi rahatlıkla ifade edebilirim.

Evet, bu yolda canhıraşane gayret gösteren insanların rüyasıydı devlet-millet bütünlüğü içinde el ele geleceğimize emin adımlarla yürümek. Asırlardır izmihlal üstüne izmihlal yaşamış insanımıza nefes aldırmak. Ülkemizin, milletimizin, devletimizin bayrağını hemen her sahada şerefle göndere çekmek.

Fakat bunu anlamayan ve bir türlü anlamak istemeyen kişilerin planlı ve organize karşı çıkışları ile bu rüya çatladı. Karşı taraf –kaç defa dedim bu tabiri kullanmak istemiyorum diye, çünkü bizim bakış açımız ve inancımıza göre yüzlerce binlerce ortak paydamızın bulunduğu kişilere, gruplara karşı taraf demek her şeyden önce işin tabiatına ters, ama onlar almış oldukları tavırlarla hatta açıktan sözleri ile bu tabiri hak ediyorlar– musallah, doludizgin, bütün hazırlıklarıyla üzerimize geldi. Ezip geçme niyetiyle çarptılar bize. Fakat bu çarpmalar hiç beklemedikleri, arzu etmedikleri istikamette yeni genişlemelere, yeni ilerlemelere vesile oldu.

Gerçekten güçlü ve kuvvetlilerdi. Ellerinde her türlü maddî imkânları vardı. Birtakım ulusal ve uluslararası güç odakları arkalarındaydı. Ama Allah’ın inayeti, lütfu ve keremi ile o güne kadar bu harekete destek verenlerin yerinde sabit kadem duruşları oyunu bozdu. Belki birkaç dost tereddüt etti, geri durdu; hepsi o kadar. Bu kadar geniş bir dairede birkaç kişinin farklı istikamette hareket etmesini bence tabiî karşılamak lazım.

67