Takdir edersiniz ki, bu hakikatin bütün gönüllere duyurulması birdenbire olacak bir iş değildir, uzun bir zamana vâbestedir. Senelerden beri ister bir kısım din mensuplarının, isterse oryantalistlerin Müslümanlığın aleyhine yazıp çizdikleri şeyler, öyle korkunç bir şekilde zihin ve düşünceleri kirletmiştir ki birdenbire bunu silip temizleyemezsiniz. Zaten siz, İslâm’ın bütün güzelliklerini birdenbire meşherde teşhir ediyor gibi ortaya koysanız, insanlar bunu hazmedemezler. Uzun zaman onların içinde kalacak ve sizi tanıyıp öğrenmelerine fırsat vereceksiniz. Akıllarındaki, “Şimdi böyle diyorlar ama acaba biraz güçlenip bazı imkânları elde ettiklerinde de aynı şeyleri söyleyecekler mi?” türünden istifhamlarını fiilî tavır ve davranışlarınızla izale edeceksiniz. On sene boyunca sizin nabzınızı tutacak, kalbinizin nasıl attığına bakacaklar. Bir on sene geçecek, bir kere daha nabzınızın aynı atıp atmadığını kontrol edecekler. Böylece on, yirmi, otuz sene sizi test edecekler. İşte sizin bu süreçte hep aynı yerde durduğunuzu, ifade tarzınızı hiç değiştirmediğinizi görecek ve sizin hakkınızda ona göre bir hükme varacaklar.
Evet, siz bir taraftan İslâm’ı gerçek esas ve prensipleriyle anlatacak; diğer taraftan da onların sizi dinlemelerine, görmelerine ve test etmelerine imkân vereceksiniz. Belki sizin evlerinize, müesseselerinize, iş yerlerinize gelecek, kendi dünyanızda sizi tanıyıp sizin hakkınızda bir kanaate varacaklar. Eğer yıllar boyunca kafalarda oluşmuş/oluşturulmuş bir olumsuz imajı gidermeyi düşünüyorsanız, bence takip edilmesi gereken yol budur.