İçeriğe geç

Yedi kat sema5 hakkındaki tevcihlerden biri kendi atmosferimizdeki yedi kat semadır. Atmosferin en alt tabakadan en üst tabakaya kadar değişik tabakaları var. Bu tabakalarda tavattun etmiş, kabiliyet ve istidatlarına göre belli tabakaları işgal etmiş ervah-ı habîse ve cinler olduğu gibi, onların yanında melâike ve ruhanî varlıklar da vardır. Elmalılı M. Hamdi Yazır’ın tefsirinde işaret ettiği gibi, yıldırım, şimşek ve gök gürültüsü gibi atmosfer hâdiselerine, bazı melâike ve ruhanî varlıklara mahsus bir kısım hâdiselerin fizik âleminde ortaya çıkması, tezahür etmesi şeklinde bakabiliriz.6

Sema dediğimizde öncelikle dünya semasına bakılsa da, meseleyi daha geniş perspektiften ele alabiliriz. Bu mevzuda Hem Hazreti Üstad, hem de Elmalılı M. Hamdi Yazır Hazretleri’nin tevcihlerinden birisi de şudur: Şu gördüğümüz yıldızlarla yaldızlanmış sema birinci kat semadır. Biz ikincisini, üçüncüsünü, dördüncüsünü, beşincisini, altıncısını ve nihayet yedincisini göremiyoruz.7 Bu tevcihe göre, Samanyolu galaksisinin yanında daha binlerce kehkeşan birinci kat sema oluyor. Belki onun üstünde bizim göremediğimiz, esîrden bir sema var; esîrin de madde-i asliyesi olabilecek daha başka maddelerden semalar var. Onlar bizim ne teleskoplarımızla, ne mikroskoplarımızla ne de x ışınlarımızla görülecek şeyler değildir. Evet, âlem-i berzahın bir seması var, âlem-i misalin bir seması var, mahşerin bir seması, Cennet’in bir seması ve Cehennem’in bir seması var.

86