Şûbe b. Haccac’ın ise mekruh vakitler dışında hep namazla meşgul olduğuna dikkat çekilir. O da hadiste zirve insanlardan birisidir. Hadis diye rivayet edilen bir sözü ağzına alıp hafif bir dolaştırdığında çok rahatlıkla bu “Peygamber kokmuyor!” diyecek kadar o işin mütehassısı bir insandır.8 İşte bu ilim derinliği, bu ilim ufkuyla beraber aynı zamanda onlar, ibadet delisi ve Allah meftunu kimselerdir. Çok rahatlıkla diyebiliriz ki, beşeriyet onlar seviyesinde insan görmemiştir. Evet, kestirmeden ifade edecek olursak, onlar İslâm’ın bir mucizesidir.
Şimdi bu büyük zatların yaşadıkları hayata, ulaştıkları seviyeye bakıp “Böyle bir hayat yaşanamaz, yaşanması mümkün değildir!” diyerek onları tamamen mütalaadan dûr edersek yanlış yapmış ve böyle bir irfan menbaından kendimizi mahrum bırakmış oluruz. Zira bu büyük zatlar yaşadıkları hayat ve ortaya koydukları dinî düşünce ve telakkiyle bizim önümüzde bir ufuk açmakta, hedef belirlemekte ve gaye-i hayalimizin şeklini değiştirerek bizi meâliye müştak hâle getirmektedirler. Biraz önce de ifade edildiği üzere o hedef ve gayeye ulaşamasak bile nazarlarımızı onlara tevcih etmemiz neticesinde, hep yüksekleri kollar, himmetimizi âli tutar ve böylece sürekli bir inkişaf ve terakki yolunda bulunmuş oluruz.
Dava-yı Nübüvvetin Vârisleri
Dipnotlar
- 8 Bkz.: Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd 9/261-263; el-Mizzî, Tehzîbü’l-Kemâl 12/492.