İçeriğe geç

Kavlî duaya gelince o da, toprağı işledikten sonra, ürün alabilme dileğiyle elleri açıp Cenâb-ı Hakk’a yalvarmak gibidir. Bu mânâda dua sebepler üstü, Hazreti Müsebbibü’l-Esbâb’a teveccühün unvanıdır. Zira, O Kudreti Sonsuz, sebeplere bağlı olarak verebileceği gibi, dilerse hârikulâdeden hususî bir atiyye olarak sebeplere bağlı olmadan da lütufta bulunabilir. Ne var ki, ne Peygamberimiz ne de diğer enbiya-i izam (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) plan ve projelerini bu kabîl hârikulâdeliklere bina etmemişlerdir.

Sevginin Aksettiği Mücellâ Ayna

Sizin sorduğunuz soruda da Efendimiz’in böyle kavlî bir duası yer almaktadır. Evet, İnsanlığın İftihar Tablosu (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir beldeyi teşrif buyurduğu esnada; اَللّهُمَّ ارْزُقْنَا حَيَاهَا وَأَعِذْنَا مِنْ وَبَاهَا وَحَبِّبْنَا إِلٰى أَهْلِهَا وَحَبِّبْ صَالِحِي أَهْلِهَا إِلَيْنَا، اَللّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِيهَا“Allahım, bu beldenin bolluğuyla bizi rızıklandır. Veba gibihastalıklarından bizi koru. Bizi bu beldenin halkına, bu beldenin salihlerinide bize sevdir. Allahım, burayı bizim için bereketli eyle.”2 şeklinde dua ediyordu.

174