Bediüzzaman Hazretleri, sohbetimize mevzu olan âyet-i kerimenin Efendimiz’in ve Kur’ân’ın mucizelerinden olduğunu ifade eder. Bu faslı da şimdilik, onun sözlerine kulak vererek bitirelim: “Evet, Resûl-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm çıktığı vakit, değil yalnız bir taifeye, bir kavme, bir kısım ehl-i siyasete veya bir dine, belki umum padişahlara ve umum ehl-i dine tek başıyla meydan okudu. Hâlbuki O’nun amcası en büyük düşman ve kavim ve kabilesi düşman iken, yirmi üç sene nöbettarsız, tekellüfsüz, muhafazasız ve pek çok defa suikaste maruz kaldığı hâlde, kemâl-i saadetle, rahat döşeğinde vefat edip Mele-i Âlâya çıkmasına kadar hıfz ve ismeti, “Allah seni, zarar vermek isteyenlerin şerlerinden koruyacaktır.”22 âyetinin ne kadar kuvvetli bir hakikati ifade ettiğini ve ne kadar metin bir nokta-i istinat olduğunu, güneş gibi gösterdi.”23
Aksiyon ve Kalbî Hayat
Soru: Bazı insanlar devamlı vatana millete hizmette koşturuyor; ama zahiren ibadet ü taatte çok derin görünmüyorlar. Bunun yanında maneviyata açık, içe doğru derin, dış dünyaya biraz daha kapalı insanlar da var. Bunlardan hangisi daha makbuldür?
Dipnotlar
- 22 Mâide sûresi, 5/67.
- 23 Bediüzzaman, Mektubat s.179 (On Dokuzuncu Mektup, On Beşinci İşaret).