Bakın o hususî donanımlı “İnsanlığın İftihar Tablosu”na… Gavres isminde cesur bir kabile reisi, kimse görmeden, ta O’nun yanına kadar gelerek, elinde kılıç, Resûl-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma, “Şimdi seni elimden kim kurtaracak?” diyor. Âdeta kâinatı ihtizaza getiren bir ses duyuluyor: “Allah!…” Efendimiz’in, cesareti ve mehîb sesi karşısında Gavres, iki omzu ortasına gaibden bir darbe yemiş gibi kılıç elinden düşüyor, yere yuvarlanıyor. Allah Resûlü, kılıcı eline alıyor ve “Ya şimdi seni benden kim kurtaracak?” diyor. Ama onu cezalandırmıyor, affediyor. O adam kabilesinin yanına gidince herkes hayrette kalıyor. “Ne oldu sana? Niçin bir şey yapamadın?” diyorlar. O şöyle cevap veriyor: “Ben şimdi insanların en hayırlısının yanından geliyorum!”21 Evet, bir insanın güçlü olduğu zaman affedici olması çok mühimdir. Allah Resûlü güçlü olduğu anın hakkını da veriyor. Elinde güç ve güce ait imkânlar olmadığı zaman da “Asıl Güç Kaynağı”na dayanıyor. Hemen لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ cephanesini harekete geçiriyor.
Dipnotlar
- 21 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 3/364, 390; İbn Hibbân, es-Sahîh 7/138.