İçeriğe geç

“Rica ederim, O’nun uğrunda yüreğinizi parçalamadan yüreği parçalanmış insanlara lütfedilen şeyleri beklemeyin. O bazen ekstradan da lütfedebilir; ama umumiyetle aldığınız risk kadar, gösterdiğiniz gayret ve cehd kadar mükâfat vardır. Hele siz bir gecenize gündüz boyası çalın, O da sizin gecenizi gündüz yapsın. Siz dünya gecelerinizi gündüz yapın, O da ahiret karanlıklarını aydınlığa tebdil eylesin… Allah, eşiğine baş koyan yüzleri çiğnetmez ve mahcup etmez; yeter ki siz yürekten O’na yönelin ve ‘… edemem, Sensiz asla edemem…’ deyin.”

“Firdevsî gibi uzun ve yaldızlı bir destan keseceğinize Yunus gibi gönülden bir iki mısra ile seslenip, içinizin sesini gözyaşlarınızla ifade etmeniz daha kıymetlidir.”

“Ümmet-i Muhammed’in çektikleri, sineme bir hançer gibi saplanıyor. Dünyanın dört bir tarafında ezilen, horlanan, mazlum ve mağdur durumdaki insanların hayali gözümün önünden bir türlü gitmiyor. Onların ızdıraplı hâli yanında yüce dinimizi tanımayan insanların vaziyeti de içime dert oluyor. Hatta bazen, ‘Benim en başta vereceğim bir canım var. Cenâb-ı Hak insanları barış içinde, diyaloğa açık, kendisine ve kullara karşı saygılı yapacaksa; bunun karşılığında da canımı alacaksa hemen alsın da o neticeyi hâsıl etsin’ diyorum.”

“Herkesin O’na doğru koştuğu, uçtuğu Cemâlullah’ı müşâhede meselesinde bile ‘Ya Rab! Tek gelmemek için şunu da yanımda getirmek istiyorum, bana bir dakika müsaade buyur’ desek sezâdır. Gerçi, vuslata karşı dayanma âşığın ölümüdür. ‘Bir dakika müsaade et’ demek bu mesleğin yolcuları için bir ölüm olsa da, onlar ‘Hele biraz daha yanayım…’ der ve bir insanın daha imanının kurtulmasını her şeye tercih ederler.”

12