İçeriğe geç

Bu konuda günümüzde öyle büyük yanlışlar yapılıyor ki! Kimileri devletten bağımsız kafasına göre istiklal mücadelesi başlatıyor. Kimileri canlı bombalarla çoluk-çocuk, yaşlı-kadın demeden masum insanları öldürmenin adına cihat diyor. Hakta mutabakat sağlanamadığından, herkes kendine göre bir hak arayışına giriyor ve kendine göre bir mücadele şekli ortaya koyuyor. İstiklal ve hürriyet peşinde koşsa bile asla maksadına ulaşamıyor. Bilakis ortaya kargaşa ve anarşi çıkıyor. Hatta kin ve nefretler körüklenerek İslâm düşmanlığına sebep olunuyor.

Hak olmayan bu tür eğri büğrü yollarla hakka varılamaz. Hz. Pîr’in ifadesiyle, her hakkın her vesilesi hak olmayınca, hak olan bir maksuda bâtıl yollarla ulaşılmaya çalışılınca, ortaya konulan bütün mücadeleler akamete maruz kalıyor (sonuca ulaşamıyor). Hâlbuki hakka ulaştıran yolların da hak olması gerekir. Eğer biz hakkı hedeflemiş, gözümüzü i’lâ-yı kelimetullaha dikmiş ve tüm insanlığın bir sevgi atmosferi içinde bir araya gelmesini gaye-i hayal hâline getirmişsek, Makyavelist düşüncelerle bu hedefimize varamayacağımızı bilmeliyiz. Bu konuda kendi kafamıza göre yol ve metotlar uyduramayız. Öncelikle Kur’ân ve Sünnet’in önümüze koyduğu ilke ve prensiplere, sonrasında da günümüz insanlığının büyük mücadeleler neticesinde elde ettiği evrensel insanî değerlere uygun hareket etmek zorundayız.

Ortak Paydalarda Anlaşma

İnsanlığın üzerinde ittifak ettiği evrensel fasl-ı müştereklerin ortaya çıkarılması ve bunlar etrafında bir araya gelinmesi, her zaman olduğu gibi günümüzde de takip edilmesi gereken önemli bir siyaset tarzıdır. Kur’ân’ın Ehl-i Kitap’a hitaben söylediği gibi, farklı duygu ve düşüncelere sahip olan insanlarla ortak noktalar çok iyi tespit edilerek “Gelin şunlarda anlaşalım!” denilebilmelidir. Bu, dünya çapında bir sulh ve salahın sağlanması adına takip edilmesi gereken çok önemli bir idare anlayışıdır.

194