İçeriğe geç

Âyet-i kerimede son olarak Hazreti İbrahim’in “münib” olduğu belirtiliyor. Münib, çokça inâbe eden demektir. İstiğfar, tevbenin mebdei olduğu gibi, inâbe de onun zirvesidir. İnsan istiğfarla öncelikle Allah’tan arınma talep etmelidir. Arkasından tevbeyle O’na yönelmeli ve kaybettiği kulluğu yeniden yakalamaya çalışmalıdır. Farklı bir ifadeyle, deformasyona uğradıktan sonra bir kere daha formunu elde etmeye, inâbeyle de form üstü forma ulaşmaya çalışmalıdır. Dolayısıyla inâbe, Allah’la daha engince münasebete geçmenin ad ve ünvanıdır. Her ne kadar ulü’l-azm peygamberlerden olan Hazreti İbrahim, sahip olduğu bu hususiyetleri ile diğer peygamberler arasında ayrıcalıklı bir konuma sahip olsa da, bu kemal sıfatları hakiki insan-ı kâmil olan Efendimiz’de zirveleşmiştir. Hazreti İbrahim’de çekirdek hâlinde bulunan bir kısım hasletler, Efendimiz’le birlikte ağaç olmuştur.

205