İşte bu babayiğitlerdir ki, kendilerinden sonra gelen nesillere birer yâd-ı cemil bırakmışlardır. Gerçi onların böyle bir beklenti ve talepleri de olmamıştır. Çünkü yaptıkları bütün fedakârlıkları,
iyilikleri Allah için yapmışlardır. َّ وَ مَآ اَسْ لُكُ مْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْ رٍۚ اِنْ اَجْ رِىَ اِاَاَّل“ عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ ينَ ۚYapmış olduğum tebliğ vazifesi karşılığında sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan yalnız Âlemlerin Rabbidir.”88sözü, onların vird-i zebanı olmuştur. Hayatlarını bu civanmertlikle yaşamış ve öyle de âhirete göç etmişlerdir.Onlar, yaptıkları hizmetlerde de kendi adlarının geçmesini istememişlerdir. Asrın dertlisi Bediüzzaman, mezarının bilinmesini bile kendine çok görmüştür.89 Derin ihlas anlayışının muktezası olan bu isteği Allah katında kabule karin olmuş olacak ki, naaşı kabrinden çıkarılarak bir meçhule götürülüp gömülmüştür. Fakat Allah onların isimlerini bir yâd-ı cemil olarak yaşatmıştır. Onların yâdını zihinlerden silmeye, adlarını unutturmaya kimsenin gücü yetmemiştir.Onlar, yaşadıkları zaman dilimi içinde yaşantılarıyla, dini güzel temsilleriyle, sözleriyle, fikirleriyle, eserleriyle zihinlerde öyle bir iz bırakmışlardır ki asırlar sonra gelen insanlar bile onları hayırla, duayla yâd etmiştir, etmektedir. Niceleri onların ufkunda seyahat etmeye devam etmiş, onların çizdiği çizgide dolaşıp durmuş ve onların etrafında halelenmiştir. Allah, o büyükleri hakkıyla tanıyabilmeyi, onların ufkunu paylaşabilmeyi bizlere de nasip etsin ve bizleri onların şefaatine nail eylesin!Peygamberlerin sadık takipçilerinden ve bize en yakın büyüklerden Bediüzzaman Hazretleri’ni düşünecek olursak o, “Milletimin imanını selamette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım.”90 diyecek ölçüde himmeti milleti olmuş bir insandır. Fakat buna rağmen döneminin zalim ve zorbaları hayatı
َء
Dipnotlar
- Şuarâ Sûresi, 26/109.
- Bkz.: Bediüzzaman, Emirdağ Lâhikası-2, s.189.
- Bediüzzaman, Tarihçe-i Hayat, s.616 (Tahliller).