dimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu gecede Cenab-ı Hakk’ı dileyerek O’na doğru seyahatine başlamış, peygamberliğe hazırlanmış ve Mirac’a uygun bir donanım kazanma yoluna girmiş olabilir. Efendimiz’in manevî ve ruhî hayatı itibarıyla terakkisi de bir mânâda O’nun ikinci doğumu ve mebde-i hayatı olarak görülebilir. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), daha sonra Allah’ın işaret ve tembihleriyle sahip olduğu potansiyel donanımı çok iyi değerlendirmiş ve kullukta öyle mertebelere ulaşmıştır ki, ubudiyetinin semeresi olarak Miraç’la mükafatlandırılmıştır. Gerçi nübüvvetten önce veya İslam’ın başlangıcında ne Regaip ne Beraat ne de Kadir gecesi vardı. Bunlar dinî hükümlerin teessüsünden sonra belirlenmiştir. Fakat bazı önemli olaylar bu gecelere denk gelmiş olabilir.
Mübarek Gün ve Gecelerin Faziletleri
Üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban ve Ramazan aylarının faziletine dair kaynaklarda farklı rivayetler vardır. Bu ayların her birinde de eşref gün ve geceler vardır. Receb-i Şerif’in ilk cuması Regaip Kandili, 27. gecesi ise Mirac Kandili’dir. Şaban-ı Şerif’in ortasında Beraat Kandili vardır. Ramazan-ı Şerif’in sonunda da Kadir Gecesi bulunur. Bunların yanı sıra Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi Mevlit Kandili’dir. Vilâdet-i nebeviyenin vuku bulup İnsanlığın İftihar Tablosu’nun (sallallâhu aleyhi vesellem) dünyayı şereflendirdiği bu geceyi Müslümanlar uzun asırlardır mevlitlerle, salat u selamlarla, daha farklı program ve etkinliklerle kutlayagelmişlerdir. Gerçi Mevlit Kandili, insanların Cenab-ı Hakk’a teveccüh edip çokça istiğfar ve dua ettikleri, ibadet ü taatle geçirdikleri bir gece olarak bilinmez. Fakat o Sonsuz Nur’un dünyamızı şereflendirdiği bu gece Müslümanların bayramı kabul edilebilir.Tekrar Bediüzzaman’ın sözüne dönecek olursak, o, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu gecelerde elde ettiği mazhariyetleri ifade etmek suretiyle aynı zamanda bu gecelerin kıymetine vurgu yapmıştır. Demek ki diğer mübarek gün