manevî açıdan şarj olmuş olarak çıkacaksınız. Aldığınız enerjiyle bir süre daha canlılığınızı muhafaza edebileceksiniz.Evet, tekrar vurgulamak gerekirse müminin hayatında ataletin, tembelliğin yeri yoktur, olmamalıdır. İslam’ın ilk asırlarında Müslümanları zirvelere taşıyan dinamikler sa’y u gayrettir, çalışkanlıktır, bitmek bilmeyen bir aksiyondur. Bizi mahveden şey ise rahat düşkünlüğüdür, yaşama zevkidir, istirahate çekilmedir. İslam dünyası ne zaman ki sa’y ve gayreti bırakarak kendini salmaya başladı, uykuya çekildi, işte o zaman bir kısım mütegallip (zorba) ve müstebitin (despotun) oyuncağı oldu.Dileyen dilediği gibi tatil yapabilir. Buna göre bir sistem geliştirebilir. Sırf güzel bir tatil yapabilmek, tatilde gezip eğlenmek için çalışıp kazanabilir. Bu, herkesin kendi bileceği şeydir. Bir mümin, başkaları bir şey yapıyor diye yapmaz; onun hayatının kendine özgün dinamikleri vardır. O, iş zamanında da tatil zamanında da kendini rahat ve rehavete salmamalıdır. Hususiyle yaşatmak için yaşamayı hayat felsefesi hâline getirmiş adanmışlar, kültür miraslarının temel kaynaklarının kendilerine çizdiği enginlikte yaşamalı, hayatlarında atalete, tembelliğe yer vermeyecek şekilde bir çalışma azmi ortaya koymalı. İnsan olmalarının gereği olarak dinlenmeye ihtiyaç duyduklarında da tatillerini, istirahatlerini kendi çizgilerini koruyarak gerçekleştirmelidirler.