Günümüz tiranlarının bu ölçüde diyaloğa açık oldukları, kendi saltanatlarına zarar verme ihtimali olan şahıs ve olaylar karşısında bu kadar müsamahalı davranabilecekleri söylenebilir mi? Buyurun, onlardan birinin huzuruna çıkın ve insanî ve evrensel değerler adına fikirlerinizi dile getirmeye çalışın; insanlık adına sahip olduğunuz mesajları rahatlıkla sunabilecek misiniz, sunamayacak mısınız?Evet, tiranları sadece geçmiş devirlerde aramamalı. Kendi içimizdeki nefis mekanizmasından, kibrinin ve menfaatlerinin kölesi olduğundan dolayı başkalarını kendine kul köle etme sevdasında olanlara kadar birçok tiran adayı her zaman ve zeminde bulunabilir. Kur’ân ve hadis ölçülerine göre titizlikle tetkikler yaptığınızda bu büyük tehlikeyi fark edeceksiniz.Peygamber Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) her tür eza ve cefayı reva gören Kureyş müşriklerinin bile günümüzün tiranlarından daha demokrat oldukları söylenebilir. Zira onlar, İnsanlığın İftihar Tablosu mesajını yaymaya başladıktan sonra uzun süre diyalog yolları araştırmış, O’nu davasından vazgeçirme adına farklı tekliflerle gelmiş, farklı alternatifleri değerlendirmişlerdir. Efendimiz’in getirdiği mesaj, o günün şirk düşüncelerine kökten bir darbe indirmesine, o devrin müşrik dünyasında radikal bir değişimin yolunu açmasına rağmen, onlar hemen saldırıya geçmemiş, önce diyalogla meseleyi halletmeye çalışmışlardır. Kaç defa Ebû Talib’in ayağına giderek farklı teklifler sunmuşlardır. Ben, günümüzün tiranlarının, karşı geldikleri fikirlere, oluşumlara, değişimlere Ebû Cehil, Utbe, Şeybe, –o gün için müşrik olan– Ebû Süfyan kadar bile müsamahalı davranacaklarını düşünmüyorum. Bu tür radikal değişimlerin sözünü etmek bile bugünün tiranlarını çıldırtmaya yeter.
Günümüz tiranlarının hışmına uğramak için karşılarına çıkıp onlara bir şey demenize, bir şey yapmanıza bile çok defa gerek olmayabilir. Sizi potansiyel olarak muhalif veya düşman görüyorlarsa, size karşı hemen ilan-ı harp ediyor ve bir şekilde