İçeriğe geç

mak, gaflettekilerin gafletini dağıtmak ve böylece neticede faydalarına olacak bir yola onları sevk ve teşvik etmektir. Kısacası, bir salât u selâmla da olsa Nebiyy-i Ekrem Efendimiz’e sevgi ve alakamızı ortaya koymamız, katlanarak bize geriye dönecek; bizim için bir yükselme ve terakki vesilesi olacaktır.Evet, yukarıda da vurguladığımız gibi, salât ü selam aynı zamanda Efendimiz’e duyulan sevgi ve bağlılığın bir ifadesidir. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, seven insan sevdiğine benzemek ister.32 Asıl önemli olan da O’nun hayat tarzına muvafık hareket etmek, O’nun sünnet-i seniyesine tâbi olmaktır. Hayatınızı O’nun sünnetine göre şekillendirirseniz, oturup kalkmadan yemek yemeye, yatmadan su içmeye kadar gündelik yaptığınız işler bile ibadet hükmünü alır. İşte bu sebepledir ki selef-i salihîn, salât u selama ayrı bir ehemmiyet vermiş, ona dair birçok kitap yazmış, yazılan salât ü selamları evrad olarak okumuştur. Mesela Cezûlî, birçok meşhur salavatı derleyerek Delâilü’l-hayrat adı altında, ülkemizde de meşhur olan bir dua kitabı oluşturmuştur. Aynı şekilde câmi bir salavat olan Delâilü’n-nur, Bediüzzaman Hazretleri’nin evrad ü ezkârı arasında yerini almıştır. Kulûbu’ddâria’da da çok güzel salât ü selamlar vardır. Salât u selam, evrad ve ezkâr için âdeta bir rampa vazifesi görür; onları kanatlandırıp Allah’a uçurur.

Sünnet Endeksli Bir Hayat

Salât ü selam, yukarıda da zikrettiğimiz gibi, Efendimiz’e duyulan kalbî bağlılığın ve O’nun yolunda olmanın bir göstergesidir. Dolayısıyla sadece salât ü selam getirmekle kalmamalı, bunun yanında bütün hayatımızı O’nun sünnetine göre yaşamaya gayret etmeliyiz. Sahabe-i kiram, Allah Resûlü’nün ağzından çıkan hiçbir sözü yere düşürmemiş, O’nun emirlerini kemal-i hassasiyetle yerine getirmiştir. O’nun söz ve fiilleri, emir ve tavsiye-

45