İçeriğe geç

Din eğitimi bahsinde verilen en mühim mesaj, Allah’ı tanıtmada, mekteplerde okutulan bütün ilimlerden, hususen fen ilimlerinden istifade edilmesi noktasındaki ısrarı ve ikna edici açıklamalarıdır. Çocuk hikâyelerinde bile Allah zikrinin geçmesinden rahatsızlıklarını televizyon ekranlarına getirecek kadar mukaddesat muhalefetinin gemi azıya aldığı bir dönemde, çocuk eğitimi üzerine eline kalem alacaklara fevkalâde stratejik ve fevkalâde hayatî bir hedef gösterilmiş olmaktadır. Hamiyet sahiplerinin bu mesajın gereğine göre hareket edeceklerinden emin olabiliriz.

Büyüklerin Formasyonu

Eserin ismiyle ahenktar olmamakla birlikte gayesiyle muvafık olan bir yönü, çocuk değil, büyüklerin, yani terbiyecilerin, yani anne ve babaların formasyonu üzerinde ağırlıklı olarak durmasıdır. Kitap şayet “Anne Babaların Terbiyesi” adını taşısaydı muhtevaya daha uygun düşerdi. Ancak böylesi bir isim nasıl algılanırdı? En azından kendini yeterli bilenler –ki çoğu insanımız böyledir– veya bu hususu hiç düşünmemiş olanlar, tepki ile karşılayabilirlerdi ve eserin tesiri sınırlı kalabilirdi. Ama öyle yapılmamış, büyük bir ustalıkla, çocuğa verilmesi gereken idealler konusunda ikna edilen anne ve babalara, o ideallerin aktarılmasının öncelikli şartının “örneklik” olduğu işlenmiş, baştan sona hemen her bahiste, “terbiyevî sorumluluk” ile “terbiyede başarının terbiyecinin örnek olmasına bağlı olduğu” temaları üzerinde ısrarla durulmuştur. Bir başka ifade ile Kur’ân ve hadisten kaydedilen nasslar aydınlığında İslâmî bir aile nasıl kurulur, İslâmî ailede anne ve babanın birbirleriyle, çocuklarıyla münasebetleri nasıl olmalıdır, ailede dinî hayat nasıl sürdürülmelidir, gibi hususlar öz olarak işlenir.

6