İçeriğe geç

Böyle bir tefekkür, kişi için nefis muhasebesidir, bir bakıma terbiye terbiye diyen, çocuğun, eğitimi için nice fedakârlıkları göze alan bizler bu soruları hiç sorduk mu? Çocuklarımıza vermek istediğimiz mukaddes değerler var mı, varsa bunlar nelerdir? Bunları hiç sormadıysak veya sorulunca düşünmeden verilecek cevabımız hazır değilse, kendimizde bir eksiklik yok mudur?. Bu laçkalığın uyarısı çarpıcı:

“Tabiat boşluğu sevmez. Sizin boş bıraktığınız gönlü başkaları doldurur ve siz, hiç farkına varmadan mürted anne veya babası olabilirsiniz.”

Din Eğitimi

Çocuk terbiyesinde din eğitimi öncelikli bir yere sahiptir, geniş yer verilir. Ayrıca bunun metod ve muhtevası üzerinde de ısrarla durulur.

Kur’ân öğretilmeli, ama bu, “sadece ibare ve lâfızlarıyla oyalanma değil.. aksiyon öncelikli, pratik eksenli Kur’ân talebeliği” şeklinde olmalı. Çocuk korku ile tehdit ile ezbere değil, içten gelen arzu ile öğrenmeye sevk edilmeli. Kur’ân öğretimi, hep yapıldığı gibi, kuru bir ezberden ibaret olmamalı, mutlaka ilâhî maksatlar öğretilmeli, çocukta “Kur’ân’ı öğrenme merakı uyandırılmalıdır.” “Ben, ruhsuz Kur’ân okumanın, insanımızı duygusuz hâle getirdiği kanaatindeyim.” denir.

Bu sadedde, öğreticinin formasyon ve metoduna da dikkat çekilir. Sözgelimi “Yirmi beş yaşındaki bir gence on beş yaşı çocuğuna verilmesi gereken dinî bilgi”nin mahzurları hatırlatılırken “her camide çocuklara zebani gibi görünen bazı haşin yaşlılar”a temas edilerek bu işte, vetire kadar eğitimcinin de önemi vurgulanır.

5