İçeriğe geç

Cedlerimiz bu neşe ve bu saadet duygusuyla dipdiri ve her zaman bir tekâmül peşinde idiler. Durdukları yerde “sabit-kadem” ve değişme fantezisinden uzaktılar; kalbî ve ruhî hayatları itibarıyla da sürekli “ba’sü ba’de’l-mevt”ler yaşıyorlardı. Her gün yeni bir duyuş, yeni bir seziş, âfâk ve enfüse ait yeni bir keşif ve yepyeni tahlil ü terkiplerle imanlarını bir kere daha derinden duyuyor, bir kere daha Hak tevfîkine dayanarak inançlarını yeniden inşa ediyor ve irfanlarının derinliği ölçüsünde bir aksiyon sergiliyorlardı. Her zaman Allah’ı anıp ürperiyor, tekvînî ve teşriî emirlerin mânâ, muhteva ve özünde derinleşiyor ve hep yükseklerden uçuyorlardı.

Onlar öyleydi, biz de böyle; uyanmamız sûr sesine bağlanmamışsa ihtimal bir gün biz de dirilebiliriz…

94