Bir ölçüde insan olma hissini yitirmiş bu tür derbeder ruhlarda, bir kısım sapık alışkanlıkların, sinir rahatsızlıklarının, streslerin ve depresyonların bulunması ahvâl-i âdiyedendir.. ve maalesef bugün topyekûn bir dünya ile beraber İslâm coğrafyası da bu illetlerle malûl ve çaresizlik içinde en tâli’siz günlerini yaşamaktadır. Bu dünyada fertler hasta ve sarsık, yuva perişan ve dağınık, yığınlar hezeyan içinde ve saldırgan, kaba kuvvet temsilcileri de zalim ve insafsız; kimse bilmiyor işin nereye gittiğini ve insanlığı nasıl bir akıbetin beklediğini…
Evet, bu iç içe belirsizliklerden ve bunalımlardan ötürü bilmiyor çokları ne yaptığını, neye hizmet ettiğini ve nasıl bir çözülüşe doğru gittiğini.. yok çoklarının haberi bu korkunç problemlerin arka planından, millet çapındaki dejenerasyonun gerçek sebeplerinden ve yığınlardaki ruhî deformasyondan. İllet/illetler tam bilinmiyor, dolayısıyla tedavi yöntemleri de büyük ölçüde yanlış.. derdi teşhis edebilmiş kaç insan var, bu her zaman münakaşaya açık bir konu.. onların da kaçına konuşma hak ve imkânı veriliyor Allah bilir…