Ey, yıllar yılı gamı pinhan edip, gam zebunu yaşayanlar! Bakın, artık önünüzde karanlıklar birer birer yırtılıyor ve yırtılan karanlıkların ötesinden bir başka nağmeler geliyor. Sabahın erken saatlerinde, bizlere soluklarını böyle duyuranlar, önümüzdeki günlerde seslerini ta yıldızlara kadar yükselteceklerdir. Duyduğunuz ses, gördüğünüz ışık yalancı şafaklara ait olsa bile sevinin; çünkü, bütün yalanlar gibi, yalancı şafağın ömrü de kısadır, çabuk geçer.. önünüzde sizi, hakikî Dost’a kavuşturacak gerçek bir sabah var..! Gayrı, ses, renk, ışık dostça selâmlayıp, dostça ses verince, gama, tasaya ne gerek var..!
Dilleriniz, geleceğin neşideleriyle coşsun.. gönülleriniz hatiflerin sesleriyle dolsun.. göz pınarlarınızdan sevinç yaşları dökülsün ve sağda-solda hâlâ tütüp duran iblisin sisli-dumanlı ateşlerini söndürsün! Öyle zannediyorum ki, artık, asırlık hasretleriniz sona erdi. Ve şimdi, sizler, ruh âlemine açılan bir sırlı kapının önünde bulunuyorsunuz. Gayrı, âdeta çevkana dönmüş olan boynunuz mahviyet ve tevazu içinde bir halka gibi olmalı; olmalı ki, acz u fakr Hızır gibi imdadınıza koşsun.. aşk u şevk size kanat olsun.. sonsuza yelken açan gemiler gibi, bulunduğunuz sahilden ayrılırken her menzilde O’na enîs olup O’nun güzelliklerini seyredesiniz…
Bu ledünnîliğinizle, gelecek zamanın kapısında, sizi selâmlayan melekler, “Ebedî kalmak üzere esenlikle girin oraya.”1 diyecekler; vicdanlarınız da bu lütuf ve bu iltifata, “Hamd olsun o Allah’a ki, bizlere karşı vaadini yerine getirdi ve bizleri arza vâris kıldı.”2 sözleriyle mukabele edecek ve şükranla iki büklüm olacaklardır.
Dipnotlar
- 1 Bkz.: Zümer sûresi, 39/73.
- 2 Bkz.: Zümer sûresi, 39/74.