İçeriğe geç
27. Bölüm

Kaos Ve İnanç

Bugüne kadar yeryüzünde, hemen her devirde, değişik çap ve buudlarda kargaşalar meydana gelmiş, kargaşaları kargaşalar takip etmiş, dağlar cesametinde çalkantılar olmuş; insanlık defaatle sarsılıp defaatle ümitsizlik ve hayal kırıklığına uğramış.. bu vahşetzâra geldiğine elli defa pişmanlık duymuş ve inlemiştir. -Bilmem ki gelmemesi elinde miydi..!- Sonra da çalkantılar dinmiş; her yanda peşi peşine baharlar sökün etmeye başlamış ve acı günler bütünüyle unutulup onların yerlerini sevinç ve neşe günleri almıştır.

Çağımızın insanı bu kargaşa ve çalkantıların en amansızlarına, en vahşi olanlarına, en seri yayılanlarına şahit oldu. Zannederim, yeryüzü bugüne kadar hiçbir devirde bu kadar cinnete şahit olmamıştır. Bernard Shaw’un da dediği gibi, “Eğer diğer gezegenlerde bizim gibi canlılar varsa, dünyamızı mutlaka bir tımarhane şeklinde görüyorlardır.” Evet, günümüzün insanı, emsali görülmedik bunalımlar içindedir ve bu hâliyle de o, daha çok delilere benzemektedir; tabiî dünyamız da deliler diyarına…

Bu yüzyıla kadar insanlık, yeryüzündeki hâdiseleri hep mevzii olarak tanıdı. Bu itibarla da, sağda-solda cereyan eden harpler-darpler onu ne fazla ilgilendirdi, ne de endişelendirdi. Oysaki bugün, mesafe ve sınırlar o kadar daralmıştır ki, dünyanın en ücra köşesinde cereyan eden herhangi bir hâdise, hemen her yerde derinden derine kendisini hissettirmekte; dolayısıyla da, ruhlarda ya huzursuzluk ve endişe veya emniyet ve sevinç meydana getirmektedir.

96