İçeriğe geç
22. Bölüm

Yararlı Ruhlar Veya Vicdan Topluluğu

İnsanoğlu var edilip bu âleme gönderilirken, iyi-kötü, güzel-çirkin, yararlı ve zararlının nüvelerini de beraberinde getirmiş ve bunlardan bir bölümüne mahiyetinde çimlenip gelişme hakkını vermiştir. O günden bugüne de insan mahiyetinde, geceler gündüzlerle iç içe; kömür, elmasla yan yana; aydınlık, karanlığın arkasında; kin ve nefret, sevgiyle yaka paça; hürriyet, esarete karşı bitmeyen bir kavga içinde; şekilcilik, ihlâs ve aşka pusular kurmakta; hakikat, bâtılla hesaplaşıp durmaktadır. Dünya durduğu sürece de hem bu zıtlıkların çarpışması, hem de onları temsil edenlerin hesaplaşması devam edip gideceğe benzer.

Evet bir tarafta, egonun karanlık labirentlerinde yol bilmez, iz bilmez şaşkın ruhlar; diğer yanda, her an sonsuzla yüz yüze ve bitmeyen bir yolculuğa karar vermiş, daha doğrusu iç dünyasında miraca azmetmiş aydınlık gönüller…

Birincilerin kaosla başlayıp kaosla biten kâbuslu dünyalarına karşılık; ikincilerin her dakikaları, ötelere inancın aydınlık ikliminde ve ucu gelip sinelerine dayanan Cennet’lerin yalılarında geçmektedir.

Birincilerin, kötü görme, kötü düşünme ve hayattan zevk alamama ızdırabıyla kolu kanadı kırık esirler hâlinde kıvrım kıvrım kıvranmalarına mukabil, ikinciler güzel görüp güzel düşünmenin pırıl pırıl ikliminde, her an bir başka dünyaya doğru seyahat etmekte ve bir başka mutluluğu paylaşmaktadırlar.

Öncekiler, kendi iç dünyalarında karanlık ve karamsar oldukları gibi, cemiyete yararlı olma liyakatini de kaybetmişlerdir. İçinde yaşadıkları millet ne onlardan, ne de onların kabiliyetlerinden asla istifade edemez. Hatta böyleleri, cemiyete yararlı olmaya zorlansalar bile, ihtimal ki, hep benlikleriyle engellenecek, hep ihtiraslara takılıp kalacak, asla kendilerini aşamayacak ve kendilerinden bekleneni yerine getiremeyeceklerdir.

80