İçeriğe geç
16. Bölüm

Paradoksların Cenderesinde

Günümüzün hayat felsefesi, topyekün nesilleri fıtrat kanunlarıyla karşı karşıya getirdi ve onlarla çarpıştırdı. Bugünün insanı, düşünceden tasavvura, tasavvurdan davranışlara kadar, tabiîliğin karşısında ve yapmacıklarla iç içe… O, hiç düşünmeden hayatın hemen her kesiminde, fıtratı ve fıtrîliği hoyratça baltaladı ve kendini sun’îlik akımlarına kaptırıp gitti. Düşünüp planlamasında, düşüncelerini sisteme koymasında; yiyip içme ve yatıp kalkmasında, ferdî ve içtimaî bütün davranışlarında; talim ve terbiye gibi ruhu insanlığa yükseltme hamlelerinde ve bu husustaki sistem ve metodunda; içtimaî ve iktisadî problemlerini halletmesinde ve dünya ile alâkalı bütün iç ve dış politikasında hep kendinden kaçtı ve haricî kriterlerin tesirinde kaldı.

Takdir toplamak için düşündü; alkışlanmak için iş yaptı; gösteriş için evini, bürosunu tefriş etti; görenek ve tiryakilikler uğrunda boyunu aşkın masraflara girdi ve imkânları elversin, vermesin kendini fantezilere kaptırarak gidip gırtlağına kadar lükse gömüldü. Eldeki imkânlar, sınırlılığını korurken; ihtiyaçlar, altından kalkılmaz buudlara ulaştı. Ve tabiî bu uğurda haysiyet ve şeref hırpalandı; izzet ve onur rencide oldu. Daha sonra ise, meşru, gayri meşru ayırt etmeden her yolla kazanç teminine tevessül edildi… Kazanılan şeyler karşılığında, her biri cihandeğer ve dağlar cesametinde pek çok şey kaybedilmesine rağmen, çeşitli paradokslarla aşına aşına, özünü yitirmiş günümüzün nesilleri, bunu bir türlü göremedi veya her nedense, görmek istemedi..!

57