Fantezi ve lüks hayat düşüncesi, kendini beğendirme arzusu, bir kısım görenekler ve aşağılık duygusundan kaynaklanmaktadır. Oysaki, milletleri mutluluk içinde yaşatan, lüks ve fanteziden ziyade, ruh yüceliği, iyi ahlâk ve fazilettir. Debdebe ve fantezilere kendini kaptırmışlık ise, bütün ahlâk ve fazilete zıttır. Kabul edelim ki, lüks, zenginliğe alâmet ve bir kesim için de kazanca sebep olmaktadır. Ama, rica ederim; hiçbir müspet neticesi olmayan bu işlerden ne elde edilecektir? Böyle, her yolla servet arzusu karşısında insanlık ve fazilet ne olacaktır? Ahlâk ve mürüvvetin yerini para ile doldurabilecek miyiz? Evet, para ile her şey satın alınabilir; ama ahlâk ve fazilet asla..!
Dünyevî ziynet, lüks ve debdebe gibi küçük ve mânâsız arzularla alçalmış ruhların büyük ve mukaddes düşüncelere yükselmeleri, yüce mefkûreler uğrunda kavga vermeye hazırlanmaları tamamen imkânsızdır. Gayret etseler bile, kırılmış cesaretleri ve felç olmuş iradeleriyle kat’iyen bunu başaramayacaklardır. Böyleleri, hep budalaca pohpohlara alıştıklarından, çevrenin mürâice takdir ve alkışları, onlar için mükâfatın en değerlisi olacaktır.
Böyle bir toplum içinde varlığa erme felaket ve bahtsızlığına uğramış bir fert, içinde yetiştiği topluma uyma ve onun mânâsız bir kısım kaide ve prensiplerine riayet etme yolunda, pek çok iyi ve güzel şeyleri feda edecektir. Aman Allahım! Meğer insanlar, ne budalaca düşüncelerle, ne büyük şeyleri kaybediyor ve nelere katlanabiliyorlarmış..!