İçeriğe geç
Sözler

âleminde o güzel gördüğü sanatlı varlıklardan bin defa daha güzel bir tarzda Cenâb-ı Hakk’ın isimlerinin cilvesini ve isimleri içindeki cemâlini ve sıfatlarını cennette görmektir. Hatta İmam Rabbanî (radiyallahu anh) demiş ki: “Cennetteki güzellikler, Cenâb-ı Hakk’ın isimlerinin cilvelerinin cisme bürünmüş halidir.” Dikkatlice düşün!..

Sekizinci İşaret

Dünyanın ahiretin tarlası ve Cenâb-ı Hakk’ın isimlerinin aynası olan iki güzel yüzünü tefekkür ederek sevmenin ahiretteki neticesi: İnsana dünya kadar, fakat dünya gibi fâni olmayan bâki bir cennet verilecektir. Hem Cenâb-ı Hakk’ın dünyada yalnız zayıf gölgeleri gösterilen isimleri, o cennetin aynalarında en şaşaalı bir surette gösterilecektir. Dünyayı ahiretin tarlası olan yüzüyle sevmenin neticesi ise şudur: Dünya bir fidanlığı, yani ancak fidanlarını bir derece yetiştiren küçük bir tarlası hükmünde olan öyle bir cennet verilecek ki, insanın hisleri ve kabiliyetleri dünyada küçük fidanlar ve tohumcuklar hükmündeyken cennette en mükemmel şekilde açığa çıkacak, türlü lezzet ve kemâlât ile sümbüllenecektir. Bu, rahmetin ve hikmetin gereği olduğu gibi, hadislerin açık, kesin hükümleri ve Kur’an’ın işaretleriyle sabittir. Hem insan madem her hatanın başı olan kınanmış dünya sevgisine aldanmamış, belki Allah’ın isimlerine ve ahirete bakan iki yüzünü O’nun isimleri ve ahiret için sevmiş ve tefekkür ibadetiyle o yüzleri mâmur etmiş, âdeta bütün dünyasıyla ibadet etmiş. Elbette dünya kadar bir mükâfat alması, rahmetin ve hikmetin gereğidir. Hem madem ahiret muhabbetiyle onun tarlasını sevmiş ve Cenâb-ı Hakk’ın muhabbetiyle isimlerinin aynasını

788