İçeriğe geç
Sözler

Üçüncü Mevkıf

بِسْــــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪

Bu mevkıf iki noktadır, iki bahisten oluşur.

Birinci Bahis

وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ ayetinin sırrınca: Her şeyden, Cenâb-ı Hakk’a pencereler hükmünde pek çok yol var. Bütün varlıkların ve kâinatın hakikati, Cenâb-ı Hakk’ın isimlerine dayanır. Her şeyin hakikati O’nun bir veyahut birçok ismine bakar. Eşyadaki sıfat ve sanatların da her biri O’nun bir isminin tecellisidir. Mesela hakiki felsefe “Hakîm” ismine, hakikatli tıp ilmi “Şâfi” ismine, geometri “Mukaddir” ismine ve bunun gibi her bir ilim bir isme dayandığı ve mükemmel halini onda bulduğu gibi, bütün ilimler, insanlığın kemâli ve kâmil insan tabakalarının hakikatleri de Cenâb-ı Hakk’ın isimlerine dayanır. Hatta evliyadan hakikati araştırıp delilleriyle bilen zâtların bir kısmı demiş ki: “Eşyanın hakikati, Cenâb-ı Hakk’ın isimleridir. Eşyanın mahiyeti ise o hakikatlerin gölgeleridir.” Hatta bir tek canlının yalnızca dış yüzünde Allah’ın yirmi kadar isminin nakışlarının cilveleri görünebilir. Şu ince, pek büyük ve geniş hakikati bir temsille anlayışımıza yaklaştırmaya çalışacağız. Birkaç farklı elekle elemek suretiyle tahlil edeceğiz. Ne kadar uzun anlatsak yine kısadır. O yüzden usanmamak gerek. Şöyle ki:

Nasıl gayet mahir ressam ve heykeltıraş bir zât, gayet güzel bir çiçekle cins-i latif olan güzel bir insan sureti ve heykeli yapmak istese, önce o ikisinin ana şekillerini bazı hatlarla tayin eder. Bunu bir düzene göre ve ölçüsünü belirleyerek yapar. Geometri kaidelerince sınırlarını çizer. Bu düzen ve ölçü belirleme, o suretin ve heykelin bir hikmet ve ilim ile yapıldığını gösterir ki, tanzim ve sınır çizme fiilleri, ilim ve hikmet pergeliyle döner. Öyleyse o fiillerin arkasında, ilim ve hikmet mânâları hükmeder. Demek ki, ilim ve hikmet pergeli, kendini gösterecektir. İşte kendini göstermesiyle, o sınırlar içinde göz, kulak,

760