büyük saatlerin parlayan akrepleri gibi, gök kubbede ayı zamanın büyük saatine bir akrep yapmak.. birbirinden farklı hilâller suretinde her geceye âdeta ayrı bir hilâl bırakarak sonra dönüp onları toplamak, menzillerinde tam bir dengeyle, ince bir hesapla hareket ettirmek.. gök kubbede parlayan, tebessüm eden yıldızlarla göğün güzel yüzünü yaldızlamak; elbette sonsuz bir rubûbiyet saltanatını gösterir. Şuur sahiplerine, O’nu bildiren muhteşem bir ulûhiyetin işaretleridir. Akıl sahiplerini imana ve tevhide davet eder.
Bak kâinat kitabının rengârenk sayfasına
Kudretin altın kalemi, gör ne tasvir eylemiş.
Kalmamış karanlık bir nokta, çeşm-i dil erbâbına
Sanki ayetlerini Hudâ, nurla tahrir eylemiş.
Bak, ne hikmet mucizesidir, yüzü bir delil olan kâinat;
Bak, ne yüce bir seyirdir fezâ-yı kâinat;
Dinle de yıldızların şu şirin hutbesini,
Nurlu nağmesini hikmet, bak nasıl beyan eylemiş.
Hep beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler:
Bir Kadîr-i Zülcelâl’in haşmetli saltanatına,
Nurlu birer deliliz, Sâni’in varlığına
Hem vahdete hem kudrete şahitleriz biz!
Şu zeminin yüzünü yaldızlayan
Nazenin mucizeleri gibi melek seyranına.
Şu semânın yeryüzüne bakan, cennete dikkat eden
Binlerce dikkatli gözleriz biz!
Tûba-yı hilkatten semâvat şıkkına,
Samanyolunun dallarına,
Bir Cemîl-i Zülcelâl’in hikmet eliyle takılmış,
Binlerce güzel meyveyiz biz!
Dipnotlar
- Kalb gözü.
- Tahrir eylemek: Yazmak.
- Yaratılış ağacı.