İçeriğe geç
Sözler

hayatındaki düsturlarının neticesi olan ve yalnız bir kısım zalim, canavar insanların ve vahşi hayvanların fıtratlarını kötüye kullanmaları yüzünden meydana gelen mücadele kanunu nerede? Evet, felsefeciler mücadele kanununu o kadar esaslı ve geniş kabul etmişler ki, “Hayat bir mücadeledir.” diye ahmakça bir hükme varmışlar.

• Üçüncü Misal: Peygamberlerin yolunun Allah’ın birliği hakkındaki yüce neticelerinden ve kıymetli düsturlarından اَلْوَاحِدُ لَا يَصْدُرُ إِلاَّ عَنِ الْوَاحِدِ yani, “Bir olan şey ancak bir’den meydana gelebilir. Madem her şeyde birlik var, demek ki eşya bir tek Zât’ın eseridir.” mânâsına gelen tevhid düsturu nerede… Eski felsefenin inanca dair olan, اَلْوَاحِدُ لَا يَصْدُرُ عَنْهُ إِلاَّ الْوَاحِدُ“ Bir’den ancak bir meydana gelir.” yani, “Bir zâttan, bizzat bir tek şey ortaya çıkabilir. Başka şeyler ise vasıtalar yoluyla ondan vücuda gelir.” diyen, sınırsız zenginlik ve mutlak kudret sahibi Cenâb-ı Hakk’ı aciz vasıtalara muhtaç göstererek bütün sebeplere ve vasıtalara O’nun rubûbiyetinde bir tür ortaklık veren, Hâlık-ı Zülcelâl’e “akl-ı evvel” diye bir sıfatı isnat edip âdeta O’nun mülkünü sebeplere ve vasıtalara bölüştürerek büyük bir şirke yol açan, inkâra ve dalâlete bulaşmış kanunu nerede? Felsefecilerin yüksek tabakası olan İşrâkiler böyle yaparsa, maddeciler ve tabiatçılar gibi daha aşağı tabakaların ne yapacaklarını kıyaslayabilirsin…

• Dördüncü Misal: Peygamber yolunun hikmetli düsturlarından وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ sırrıyla: “Her şeyin, her canlının kendine ait neticesi ve hikmeti bir ise Yaratıcısına ait neticeleri ve hikmetleri binlercedir. Her bir şeyin, mesela bir meyvenin, ağacın bütün meyveleri kadar hikmet ve neticeleri bulunur.” büyük hakikatini bildiren hikmet düsturu nerede… Felsefenin, “Her bir canlının mânâsı, neticesi sadece kendine bakar veyahut insanın menfaatleriyle ilgilidir.” diyen, dağ gibi koca bir ağaca hardal tanesi kadar bir meyve, bir netice takılması

659