ruhanilerin varlığı ve hakikati hususunda birleşirler, denilebilir. Hatta maddecilikte çok ileri giden Meşşailer, yani hakikatin ancak akılla bulunabileceğini iddia eden Yunan felsefesinin takipçileri bile meleklerin mânâsını inkâr etmeyerek, “Her varlık türünün kendi başına bir ruhani mahiyeti vardır.” der, melekleri öyle yorumlarlar. Eski felsefecilerden hakikate keşf, ilham ve sezgi yoluyla ulaşılabileceğini savunan İşrâkiler de meleklerin mânâsını kabul etmeye mecbur kalmış, ancak onları yanlış bir şekilde, “On Akıl” veya “Erbab-ül Enva” diye isimlendirmişlerdir. Bütün dinler vahyin ilhamı ve irşadı ile dağ, deniz, yağmur gibi her varlığın vazifeli birer meleği bulunduğunu kabul ediyor, o melekleri “melekü'l-cibal” (dağların meleği), “melekü'l-bihar” (denizlerin meleği) ve “melekü'l-emtâr” (yağmur meleği) şeklinde adlandırıyor. Hatta akılları gözlerine inmiş ve mânen insanlıktan çıkıp taş toprak gibi cansız varlıkların seviyesine düşmüş olan maddeciler ve tabiatçılar bile meleklerin mânâsını inkâr edememiş, onları “Kuva-yı Sâriye” (akıp gezici kuvvetler) diye isimlendirerek bir mânâda kabule mecbur kalmışlardır.
Ey meleklerin ve ruhanilerin varlığını kabul etmekte tereddüt gösteren zavallı adam! Neye dayanıyorsun, hangi hakikate güveniyorsun da bütün akıl sahiplerinin, bilerek ya da bilmeyerek, meleklerin ve ruhanilerin mânâsının kesinliğine ve hakikatine dair ittifaklarına karşı geliyor, bunu kabul etmiyorsun? Birinci Esas’ta ispat edildiği gibi, madem hayat varlığın anahtarıdır, hatta neticesi ve özüdür ve bütün akıl sahipleri, felsefeciler meleklerin mânâsını kabul etmekte mânen birleşir. Ve madem yeryüzü, bu kadar canlı varlıkla şenlendirilmiştir. O halde hiç mümkün müdür ki, şu engin ve latif göklerin de kendine has sakinleri bulunmasın! Sakın yaratılışta geçerli olan kanunlar kâinatta hayatın var olmasına yeter diye düşünme! Çünkü kâinatta işleyen, hükmeden o kanunlar, olmadıkları halde var sayılan itibarî emirlerdir, var kabul edilen kaidelerdir, bir mânâda yok hükmündedirler. Allah’ın, onları temsil edecek, gösterecek ve onların dizginlerini
Dipnotlar
- Her varlık türünün bir ilahının olduğunu iddia eden düşünce.
- Haşiye: Meleklerin mânâsını ve ruhani varlıkların hakikatini inkâra kuvvet bulamamış, yaratılış kanunlarına “Kuva-yı Sâriye” deyip “akıp gezici kuvvetler” ismini vererek onları yanlış bir şekilde tasvir etmiş ve bir mânâda tasdike mecbur kalmışlar. Ey kendini akıllı zanneden!..