bazı vakitlerde bir hac ibadetine bedel olduğu bir hakikattir. Her iki rekât namazda bu mânâ her zaman mümkündür.
Şu türden rivayetlerin gerçekleşmesi, daimî ve her fiil için geçerli bir kaide değildir. Çünkü madem kabulün şartları var; o halde her fiil için geçerli ve daimî olmaktan çıkar. Belki ya bilfiil geçicidir, mutlaktır ya da varlığı ve yokluğu imkân dâhilindedir, gerçekleşmesi her zaman mümkündür. Demek, şu türden hadislerdeki külliyet, amellerden birinin bu mânâyla kabul olabilmesinin mümkünlüğü itibarı iledir.
Mesela, “Gıybet, bir insanı öldürmek gibidir.” buyruluyor. Demek, gıybette öyle bir çekirdek bulunur ki, cinayet gibi öldürücü bir zehirden daha zararlıdır. Mesela, “Bir güzel söz, bir köleyi azat etmek gibi büyük bir sadaka yerine geçer.” diye rivayet ediliyor. Hadis teşvik için, bunun mutlak bir surette, her zaman mümkün olabileceğini göstermekle hayra karşı şevklendirir ve insanı şerden nefret ettirir. Hem ebedî âlemin kıymetleri şu dünyanın ölçüleriyle tartılmaz. Buranın en büyüğü, oranın en küçüğüne denk olamaz. Amellerin karşılığı o âleme baktığı için dünyevî nazarımız ona dar geliyor, aklımıza sığıştıramıyoruz. Mesela
مَنْ قَرَأَ هٰذَا أُعْطِيَ لَهُ مِثْلُ ثَوَابِ مُوسٰى وَهٰرُونَ
buyrularak şu duaya işaret ediliyor:
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْأَرَضِينَ، رَبِّ الْعَالَمِينَ وَلَهُ الْكِبْرِيآءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْأَرَضِينَ، رَبِّ الْعَالَمِينَ وَلَهُ الْعَظَمَةُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ. وَلَهُ الْمُلْكُ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Dipnotlar
- ed-Deylemî, el-Müsned 3/116.
- et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr 7/230; el-Beyhakî, Şuabü’l-Îmân 6/124.
- Kim bu duayı okursa, ona Musa ve Harun'un (aleyhimusselam) sevabı kadar sevab verilir. (el-Gümüşhânevî, Mecmûatü’l-Ahzâb [Evrâd-ı Şâzelî] s. 263)
- Bütün hamdler, övgüler göklerin ve yerlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Göklerde ve yerde büyüklük, âlemlerin Rabbine hastır. O, sonsuz izzet ve hikmet sahibidir. Bütün hamdler, övgüler göklerin ve yerlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Göklerde ve yerde azamet sadece âlemlerin Rabbi olan O’na aittir. O, sonsuz izzet ve hikmet sahibidir. Mülk sadece O’nundur. O göklerin Rabbidir, sonsuz izzet ve hikmet sahibidir. (el-Gümüşhânevî, Mecmûatü’l-Ahzâb [Evrâd-ı Şâzelî] s. 262-263)