İçeriğe geç
Sözler

İkinci Makam

بِسْــــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَكِيلٌ ۝ لَهُ مَقَالِيدُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ

فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزٓائِنُهُ وَمَا نُنَزِّلُهُ إِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ

مَا مِنْ دٓابَّةٍ إِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهٓا إِنَّ رَبِّي عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

Mukaddime

İman esaslarının en yücesi olan Allah’a imana dair Katre risalesinde, kâinattaki her bir şeyin, elli beş lisanla Cenâb-ı Hakk’ın varlığının vücûbiyetine ve birliğine işaret ve şahitlik ettiğini kısaca göstermiştik. Nokta risalesinde de, Cenâb-ı Hakk’ın varlığının ve birliğinin delillerinden, her biri bin delil kuvvetinde olan dört küllî delili zikretmiştik. Yine on iki kadar Arapça risalemde, Cenâb-ı Hakk’ın varlığının vücûbiyetini ve birliğini gösteren yüzlerce kesin delili zikrettiğimizden, onlarla yetinerek şimdi meseleyi derince ele almaya girişmeyeceğiz. Burada yalnız Arapça Risale-i Nur’da kısaca yazdığım, Allah’a iman esasının güneşinden “On İki Lem’a”yı göstermeye çalışacağız.

355