bizi yetiştiren O’dur. Demek, bu memleket de O’na aittir. Öyleyse bu memlekete, bu saraya kim sahipse bize de o sahip olabilir.”
Mesela, devlete ait tek bir palaskaya veyahut düğmeye sahip olmak için, onları yapan bütün fabrikaları elinde bulundurmak lâzımdır ki, onlara gerçekten sahip olunabilsin. Yoksa o mallar “devlet malı” diye elinden alınıp, onların kendisine ait olduğunu iddia eden boşboğaz başıbozuğa ceza verilir.
Sözün Özü: Nasıl ki şu memleketi meydana getiren unsurlar, maddeler memleketin her tarafına yayılmıştır ve onların sahibi de bütün memleketi elinde tutan bir tek Zât olabilir. Aynen öyle de, ondaki bütün sanatlar, birbirine benzediği ve aynı damgayı taşıdığı için, memleketin bütününe yayılmış sanatlı varlıklar, her şeye hükmeden tek bir Zât’ın eseri olduklarını gösteriyor.
İşte ey arkadaş! Madem şu memlekette, yani şu muhteşem sarayda birlik alâmeti ve damgası vardır. Çünkü bir kısım şeyler ancak bir iken kavranabilir. Farklı bir kısım şeyler ise -birbirine benzediği ve her tarafta bulunduğu için- tür bakımından birlik gösterir. Ve birlik, bir olan bir Zât’a işaret eder. Demek, onların ustasının, sahibinin, sanatkârının da bir olması gerekir.
Bununla beraber, gayb perdesinden kalınca bir ip çıktığına dikkat et. Bak, sonra ondan binlerce ip uzanmış. Her bir ipin başına bak; birer elmas, birer nişan, birer ihsan takılmış, herkese göre birer hediye veriliyor. Böyle garip bir gayb perdesinden böyle hayret verici ihsanları, hediyeleri şu varlıklara uzatan Zât’ı tanımamak, O’na teşekkür etmemek ne kadar divanece bir harekettir, bilir misin? Çünkü O’nu tanımazsan, mecburen diyeceksin ki, “Bu ipler, uçlarındaki elmasları ve diğer hediyeleri kendileri yapıp veriyor.” O vakit her ipe bir padişahlık kudreti atfetmek gerekir. Halbuki gözümüzün önünde, görünmez bir el o ipleri yapıp bu hediyeleri onlara takıyor. Demek, bu sarayda her şey, kendisinden çok o mucize sahibi Zât’ı gösteriyor. O’nu tanımazsan, bütün bu şeyleri inkâr etmekle hayvandan yüz derece aşağı düşersin.
Dipnotlar
- Haşiye: Kalınca ip meyve veren ağaca, binlerce ip onun dallarına, iplerin başındaki elmaslar, nişanlar, ihsanlar ve hediyeler ise çiçeklerin kısımlarına ve meyvelerin çeşitlerine işaret eder.