şükür ve ferahlama nidaları yahut çalışma neşesinden doğan nağmelerdir. O müminin nazarında bütün varlıklar, Seyyid-i Kerîm’inin ve Mâlik-i Rahîm’inin sevimli birer hizmetkârı, dost birer memuru, şirin birer kitabıdır. O talihli adamın imanından bunun gibi daha pek çok hoş, yüce, leziz ve tatlı hakikat tecelli eder, ortaya çıkar.
Demek, iman manevî bir tûba ağacının çekirdeğini taşıyor. Küfür ise manevî bir cehennem zakkumunun tohumunu saklıyor.
Demek ki, selamet ve emniyet yalnız İslamiyet’te ve imandadır. Öyleyse daima, اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى دِينِ الْإِسْلَامِ وَكَمَالِ الْإِيمَانِ demeliyiz.
Dipnotlar
- Tûbâ’nın, cennetteki bir ağaç olduğuna dair bkz. Müsned 4/183; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 7/29; İbn Hibbân, es-Sahîh 16/429, 430; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l- Kebîr 17/127, 128.
- Zakkum ağacı için bkz. İsrâ sûresi, 17/60; Sâffât sûresi, 37/62-65; Duhân sûresi, 44/43-44; Vâkıa sûresi, 56/51-53; Buhârî, menâkıbü’l-ensâr 42, kader 10; Tirmizî, tefsîru sûre (17) 4; İbn Mâce, cehennem 38; Müsned 1/300, 338.
- Bize ihsan ettiği İslam dini ve kâmil iman nimeti için Allah’a hamd olsun.
33