وَاٰخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِي الْأَصْفَادِ هٰذَا عَطٓاؤُۨنَا فَامْنُنْ أَوْ أَمْسِكْ بغَيْرِ حِسَابٍ
وَمِنَ الشَّيَاطِينِ مَنْ يَغُوصُونَ لَهُ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذٰلِكَ وَكُنَّا لَهُمْ حَافِظِينَ
ayetleriyle Kur’an diyor ki: “Yerin, insandan sonra en mühim şuur sahibi sakinleri cinler, insana hizmetkâr olabilir. Onlarla temas edilebilir. Şeytanlar da düşmanlığı bırakmaya mecbur olup ister istemez insana hizmet edebilirler ki, Allah onları, emirlerine uyan bir kuluna boyun eğdirmiştir.”
Cenâb-ı Hak, şu ayetlerin işaret lisanıyla mânen şöyle buyuruyor: “Ey insan! Bana itaat eden bir kuluma cinleri ve şeytanları, hatta onların şerlilerini itaat ettiriyorum. Sen de benim emirlerime uyarsan pek çok varlık, hatta cinler ve şeytanlar bile sana hizmetkâr olabilir.”
İşte şu ayetler, sanat ve ilmin kaynaşmasından süzülen, insanın maddî-manevî fevkalâde hassasiyetinden doğan ispritizma gibi, ruh çağırmanın ve cinlerle haberleşmenin en son sınırını çiziyor, en faydalı şeklini tayin ediyor ve ona yolu açıyor. Fakat bu, şimdiki gibi, bazen kendini ruhu çağrılan ölü diye gösteren cinlere, şeytanlara ve kötü ruhlara itaat edip maskara ve oyuncak olmak değil, belki Kur’an’ın tılsımları ile onları kendine boyun eğdirmek, şerlerinden kurtulmaktır.
• Hem ruhların surete bürünmesine işaret eden, Hazreti Süleyman’ın (aleyhisselam) kötü cinleri (ifritleri) çağırmasına ve kendine itaat ettirmesine dair ayetler, hem فَأَرْسَلْنٓا إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا gibi bazı ayetler, ruhanîlerin suretlerinin görünmesiyle beraber, ruhların çağrılmasına da işaret ediyor. Fakat işaret edilen, temiz ruhların çağrılmasından maksat, bazı medenilerin yaptığı gibi o pek ciddi olan ve ciddi bir âlemde bulunan ruhlara hürmetsizlik edip onları yanına çağırmak ve alaycı bir surette oyuncak etmek değil, belki ciddi olarak ve ciddi bir maksat için, istediği vakit ruhlarla görüşen bir kısım veliler
Dipnotlar
- “(Bina yapan, dalgıçlık yapan her şeytanı ve) bukağılarla bağlı olan başkalarını da onun hizmetine verdik. Buyurduk: ‘Süleyman! İşte bu, sana ihsanımızdır. İster dağıt, ister yanında tut, bu hesapsızdır.’” (Sâd sûresi, 38/38-39)
- “Kendisi için denize dalan ve daha başka birtakım işler yapan bazı cinleri de (şeytanları) hizmetine amade kıldık. Biz onları gözetim altında tutardık.” (Enbiyâ sûresi, 21/82)
- “Biz Meryem’e ruhumuzu gönderdik de, ona kusursuz, mükemmel bir insan şeklinde görünüverdi.” (Meryem sûresi, 19/17)