Şuâât-ı Mârifetü’n-Nebî adındaki Türkçe bir risalede; On Dokuzuncu Mektup’ta ve bu Söz’de kısaca işaret ettiğimiz Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberlik delillerini beyan etmiştim. Hem o risalede Kur’an-ı Hakîm’in mucizelik yönleri de özet şeklinde anlatılmıştı. Yine Lemaât adında Türkçe bir risalede ve Yirmi Beşinci Söz’de Kur’an’ın kırk yönden mucize olduğunu kısaca gösterip o yönlere işaret etmiştim. O kırk yönden, yalnız Kur’an’ın nazmındaki belâgati, İşârâtü’l-İ’câz adındaki Arapça bir tefsirde, kırk sayfada yazmıştım. İhtiyacın varsa şu üç kitaba müracaat edebilirsin.
On Dördüncü Reşha
Mucizeler kaynağı ve en büyük mucize olan Kur’an-ı Hakîm, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliği ile Cenâb-ı Hakk’ın birliğini ve tekliğini o derece kesin ispat ediyor ki, başka delile ihtiyaç bırakmıyor. Biz de onun tarifine ve tenkit konusu yapılmış bir iki parlak mucizelik yönüne işaret edeceğiz.
İşte, Rabbimizi bize tarif eden Kur’an-ı Hakîm,
• Şu büyük kâinat kitabının ezelî bir tercümesi...
• Cenâb-ı Hakk’ın isimlerinin şu yeryüzü ve gök sayfalarında sak-
lı hazinelerinin kâşifi...
• Hadiselerin görünen yüzü altında gizli hakikatlerin anahtarı…
Dipnotlar
- Necm sûresi, 53/17.