بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُوَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
Aziz, yeni kardeşlerim ve eski mahpuslar!
Benim kesin kanaatim şudur ki, buraya girmemizin, Cenâb-ı Hakk’ın inayeti yönünden mühim bir sebebi sizsiniz. Yani Nurların, iman hakikatleriyle sizi bu hapis musibetinin sıkıntılarından ve pek çok dünyevî zararından, boşu boşuna gam ve hüzünle giden hayatınızı faydasızlıktan, beyhude ziyan olmaktan ve dünyanız gibi ahiretinizi de ağlamaktan kurtarıp size tam bir teselli vermesidir.
Madem hakikat budur, elbette sizin de, Denizli mahpusları ve Nur talebeleri gibi birbirinizle kardeş olmanız lâzımdır. Görüyorsunuz ki, içeriye bir bıçak girmemesi ve birbirinize saldırmamanız için dışarıdan gelen bütün eşyanızı, yemeğinizi, ekmeğinizi ve çorbanızı karıştırıyorlar. Size sadakatle hizmet eden gardiyanlar çok zahmet çekiyor. Hem beraber teneffüse çıkmıyorsunuz. Güya canavar ve vahşi gibi birbirinize saldıracaksınız. İşte şimdi sizin gibi yaradılıştan kahramanlık damarı taşıyan yeni arkadaşlar, bu zamanda büyük bir manevî kahramanlıkla idarecilere şöyle deyiniz:
“Elimize değil bıçak, mavzer ve revolver de verilse, hatta saldırmamız emredilse, bu biçare ve bizim gibi musibete uğramış arkadaşlarımıza dokunmayacağız. Eskiden yüz düşmanlığımız da olsa, onlara hakkımızı helâl edip hatırlarını kırmamaya çalışacağımıza, Kur’an’ın, imanın, İslam kardeşliğinin emri ve irşadıyla, faydamız gereği karar verdik.” Ve bu hapsi mübarek bir dershaneye çeviriniz.
Dipnotlar
- Her türlü noksan sıfattan uzak Allah’ın adıyla.
- “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tenzih etmesin.” (İsrâ sûresi, 17/44)
- Bir cins tüfek.
- Altıpatlar; fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan tek parça tabanca.