Demek insan, hayattan lezzet alma noktasında hayvandan yüz derece aşağı düşer. Belki dalâlet ve gaflet ehlinin hayatı, varlığı, hatta kâinatı, içinde bulunduğu günden ibarettir. Bütün geçmiş zaman ve âlemler, onun dalâleti noktasında yok olmuş, ölmüştür. Akıl, geçmişle alâkadarlığı yüzünden ona karanlıklar verir. Gelecek zaman ise inançsızlığı sebebiyle yine yoktur. Ve bu yokluktan gelen ebedî ayrılıklar sürekli aklına düşüp insanı karanlıklar içinde bırakır. Eğer iman hayata hayat olsa, o vakit hem geçmiş hem gelecek zamanlar imanın nuruyla ışıklanır ve varlığa bürünür. Tıpkı içinde bulunulan zaman gibi, insanın ruhuna ve kalbine iman noktasında yüce, manevî zevkler ve varlık nuru verir. İhtiyarlar Risalesi’ndeki Yedinci Ümit’te bu hakikatin izahı var, ona bakmalısınız.
İşte hayat böyledir. Onun lezzetini ve zevkini isterseniz hayatınızı imanla hayatlandırınız, farz ibadetlerle süsleyiniz ve günahlardan sakınmakla muhafaza ediniz. Vefatların her gün, her yerde, her vakit gösterdiği dehşetli ölüm hakikatini, size –başka gençlere söylediğim gibi– bir temsille anlatacağım:
Mesela, burada gözünüzün önünde bir darağacı kurulmuş. Onun yanında, pek büyük bir ikramiyenin biletlerini veren bir piyango dairesi var. Biz buradaki on kişi, ister istemez, çaresiz oraya davet edileceğiz, bizi çağıracaklar. Çağırma zamanı gizli olduğundan, her dakika ya “Gel idam biletini al, darağacına çık!” ya da “Milyonlarca altın kazandıran bir ikramiye bileti sana çıkmış, gel, al!” demelerini beklerken, birden kapıya iki kişi gelir. Biri -yarı çıplak, güzel ve aldatıcı bir kadınelindeki görünüşte gayet tatlı fakat zehirli helvayı yedirmek ister.
Diğeri ise aldatmaz ve aldanmaz, ciddi bir adamdır; o kadının arkasından girer ve der ki:
“Size bir tılsım, bir ders getirdim. Bunu okur ve o helvayı yemezseniz şu darağacından kurtulursunuz. Bu tılsımla o benzersiz ikramiye biletini alırsınız. İşte, zaten gözünüzle görüyorsunuz ki, balı yiyenler darağacına gidiyor, gidinceye kadar da o helvanın zehrinden dehşetli karın sancısı çekiyorlar. O büyük ikramiye biletini alanlar ise gerçi görünmüyor ve görünüşte onlar da o darağacına çıkıyorlar. Fakat milyonlarca, milyarlarca şahit, onların asılmadığını, belki oradan kolayca ikramiye dairesine girmek için darağacını basamak yaptığını haber